YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5053
KARAR NO : 2016/9024
KARAR TARİHİ : 06.06.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; … Aile Mahkemesi’nin … Karar sayılı ilamı ile müşterek çocuk 2009 doğumlu Eylül için 300 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen sürede müşterek çocuğun ihtiyaçlarının arttığını ve nafakanın yetersiz kaldığını ileri sürerek müşterek çocuk için iştirak nafakasının 1000 TL’ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; talep edilen nafakayı ödeyecek gücünün olmadığını, işsiz olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuk Eylül için aylık 300 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren 450 TL’ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, iştirak nafakasının artırılması istemine ilişkindir.
TMK.nun 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.
Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur.
Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir.
./..
-2-
Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden, tarafların 12.10.2012 tarihinde boşandığı, müşterek çocuk 2009 doğumlu Eylül’ün velayetinin davacı anneye bırakıldığı, davacının eşiyle birlikte oto tamir servisi işlettiğini, aylık ortalama 25.000 civarı gelirinin olduğu, davalının ise işçi olduğu, gelirinin bilinemediği, 500 TL kira ödediği anlaşılmıştır.
Ancak dosya münderacatından davalının makine mühendisi olduğu anlaşılmakla, davalının ekonomik ve sosyal durumunun doğru tespit edilemediği anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece; davalının ekonomik ve sosyal durumunun ayrıntılı bir şekilde araştırılıp tespit edilerek, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı anne ile nafaka yükümlüsü babanın ekonomik durumu gözetilerek, TMK’nın 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun olacak şekilde müşterek çocuk Eylül yönünden daha yüksek oranda nafaka takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…