Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/45882 E. 2016/6574 K. 03.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/45882
KARAR NO : 2016/6574
KARAR TARİHİ : 03.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan olan alacağına karşılık lehtarı davalı olan 16.750,00-TL’lik bono verildiğini, senedin bedelsiz kaldığının anlaşılması üzerine tahsili için davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, ancak haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya borcu olmadığını, senedin tahsili için davacıya devredildiğini, davacı aleyhine açılan menfi tespit davasının lehine sonuçlandığını ve kesinleştiğini, bu konuda kesin hüküm bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın kabulü ile … İcra Dairesi’nin 2008/3229 esas sayılı icra takip dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, dava konusu alacak miktarı olan 11.750,00-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-12.07.2006 tanzim, 11.09.2006 vade tarihli, 16.750,00-TL bedelli, keşidecisi …, lehdarı davalı … olan senedin arka kısmına “Bütün haklarımı …’ya devrediyorum“ yazılarak davacıya verildiği açıktır. Davacı, bu senedin davalıdan olan alacağına karşılık olarak verildiğini ileri sürmekte, davalı ise senedin tahsil edilmesi amacıyla devredildiğini savunmaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf senedin hangi amaçla davacıya verildiği noktasındadır.
….Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/477 Esas, 2009/646 Karar sayılı dosyasında; davalı …’in, davacı … aleyhine açtığı menfi tespit davasında mahkemece davacının, davalının tahsil etmediği senedini, kendisinin avukatlarda vekaletnamesinin olduğunu, bu nedenle tahsil edebileceğini söyleyerek davalıdan aldığı, daha sonra bu senetle icra takibi başlattığı gerekçesiyle bu takip nedeniyle yapılan kesintinin …’e iadesine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.Bu davaya konu olan senet ile davanın tarafları eldeki dava ile aynı olup, senedin tahsil amacıyla davacıya verildiği hususu kesinleşmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın daha önce kesin hüküm ile çözümlenmiş olması dava şartlarındandır.Davanın dinlenme olanağını ortadan kaldırır.Kesin hüküm teşkil eden husus artık yeni bir dava konusu yapılamaz. Az yukarıda bahsedilen mahkeme ilamı, eldeki bu davaya kesin hüküm oluşturur.O halde,mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.