Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/25566 E. 2016/10301 K. 13.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25566
KARAR NO : 2016/10301
KARAR TARİHİ : 13.06.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra emrine itiraz

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; dayanak ilamın imar uygulaması sonucu bedele dönüştürme bedelinin arttırılmasına ilişkin olduğunu, icra emrinde kararın kesinleşmesinden itibaren faiz dışında kalan alacağa kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmak suretiyle tahsilinin talep edildiğini, bu talebin hukuka aykırı olduğunu ancak yasal faiz talep edilebileceğini iddia ederek icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yasal faizin %9 oranında istendiği, fazlalık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin yasal faiz yönünden reddine karar verilmiş olup hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6. maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile; “24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlar da dâhil olmak üzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce, ipotek veya uygulama tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle güncellenerek ilgililerine ödenir.Bu hüküm devam eden davalarda da uygulanır”
İcra takibinde alacaklının talebi “…tutarındaki toplam alacağın icra gideri, avukatlık ücreti takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ile kararın kesinleşmesinden itibaren faiz dışında kalan asıl alacağa kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi ile birlikte tahsili” şeklindedir. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu bu talebin yasal olmadığı ve iptali yönünde olduğundan mahkemece şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.