YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5074
KARAR NO : 2016/9008
KARAR TARİHİ : 06.06.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
DAVACI-BİRLEŞEN DAVA
DAVALISI : … VEK.AV….
DAVALI-BİRLEŞEN DAVA
DAVACISI : … VEK.AV….
Taraflar arasındaki nafakanın kaldırılması (asıl dava), nafaka artırım(birleşen dava) davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı-birleşen dava davalısı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı-birleşen dava davalısı dilekçesinde; müvekkili ile davalının …Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, mahkemece davalı lehine aylık 2250 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, yoksulluk nafakasının müvekkilini ekonomik açıdan sıkıntıya soktuğunu, müvekkilinin bu rakamı ödemekte zorlandığını, nafakanın takdir edildiği tarihte davalının çalışmadığını ancak aradan geçen sürede davalının çalışmaya başladığını, vefat eden babasından yetim aylığı almaya başladığını belirterek, yoksulluk nafakasının hakkaniyet ölçüleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak öncelikle kaldırılmasını mümkün olmazsa 500 TL’ye indirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen dava davacısı dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini, davanın reddi ile….Mahkemesinin …. Karar sayılı ilamı ile müşterek çocuk 2001 doğumlu Hayat için takdir edilen 750 TL nafakanın aradan geçen sürede müşterek çocuğun ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını, bu nedenle iştirak nafakasının 2500 TL ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; asıl dava ile birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen dava davalısı tarafından temyiz edilmiştir.
…. 175.maddesi hükmü gereğince; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Müteakip 176/4.maddesine göre ise; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir”.
Aynı şekilde 331.madde uyarınca; “Durumun değişmesi halinde hakim istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır”.
./..
-2-
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere göre, iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir.
Davacı; yukarıdaki yasa hükmü gereğince; davalının yoksulluğunun zail olduğu iddiasıyla nafakanın kaldırılmasını veya indirilmesini istemektedir. Bu durumda, öncelikle yoksulluk kavramı üzerinde durmak gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve …sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarında “asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmediği gibi asgari ücretin üzerinde gelire sahip olunması da yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemiştir. (…..sayılı kararları). Bu durumda ancak nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınmalıdır.
Somut olayda; davacının … öğretim görevlisi olduğunu, aylık 10.300 TL geliri olduğu, 950 TL kira ödediği, davalının ise ev hanımı olduğu, aylık 779 TL yetim aylığı aldığı, babasından miras kalan hisseli bir taşınmazı olduğu tespit edilmiştir.
Nafaka alacaklısı kadının aldığı yetim aylığı ve vefat eden babasından kalan taşınmazın; yukarıda belirtilen zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılaması beklenemez. Başka bir anlatımla, davalının eline geçen toplam gelir miktarı, onu yoksulluktan kurtaracak mahiyette değildir.
Davalı kadının aldığı yetim aylığı ve vefat eden babasından kalan taşınmazın, nafakanın kaldırılmasına değil, azaltılmasına etki edecek olgulardandır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; davacının ekonomik ve sosyal durumu ayrıntılı olarak araştırıldıktan sonra tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilip, nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak, nafakanın …’nın 4. maddesinde vurgulan hakkaniyet ilkesi gereğince, nafakanın uygun bir miktarda indirilmesine karar vermek olmalıdır.
Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…