YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11566
KARAR NO : 2016/12888
KARAR TARİHİ : 11.05.2016
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki eksik ve ayıplı inşaat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … ve … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, hem arsa sahibi hemde yüklenici olan davalı şirketin yapılan inşaattan bağımsız bölüm satın aldıklarını, davalı yüklenici şirket tarafından yapılan inşaatta eksik ve ayıplı işlerin bulunduğunu ileri sürerek binanın tamamlanması için ifaya izin verilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı şirket, inşaatı 2007 yılında tüm haklarıyla birlikte .. şirketine devrettiğini, bağımsız bölümleri davacılara kendisinin satmadığını belirterek öncelikle husumet yokluğu nedeniyle ve esastan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … ve .. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, yargılama sırasında 29.09.2014 tarihli celsede davacı .. şirketi tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın tefriki ile ayrı esasa kaydedilmesine karar verilmesine rağmen karar başlığında sehven davacı olarak .. Emlak Şirketi’nin isminin yazılmış olduğu bu durumun maddi hata niteliğinde olduğu ve mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğunun anlaşılması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Her ne kadar mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin görevli olduğu belirtilmiş ise de; Somut uyuşmazlık, davalı müteahhit tarafından yapılan sitede eksik ve ayıplı işler bulunduğu iddiasına dayalı ifaya izin verilmesi yani eksik ve ayıplı işlerin kendileri tarafından tamamlanmasına izin verilmesi ve bedelinin davalıdan tazmini isteminden kaynaklanmakta olup, taraflar arasındaki ilişkinin dava tarihi olan 11.04.2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. O halde mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde davalı Akiş İnşaat ve …’a iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.