YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8710
KARAR NO : 2016/998
KARAR TARİHİ : 21.01.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan 28.04.2011 tarih 2010/311E – 2011/216K sayılı hükmün temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, mühür bozma suçundan kaynaklanan bir zarar bulunduğuna ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı ve sanığın sabıkasız olduğu gözetilmeden, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, “Sanığın eylemi nedeniyle, katılan kurum zararını gidermediği anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nın 231/5 vd. maddelerinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan 19.02.2013 tarih 2012/833E 2013/81K sayılı hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın kurumun zararını taksitlendirerek, çıplak tüketim bedeli olarak bildirdiği 169.47 TL bedeli ödemiş olması karşısında; 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in ve o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 21.01.2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.