Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/7751 E. 2016/12779 K. 10.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7751
KARAR NO : 2016/12779
KARAR TARİHİ : 10.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, murisleri …’dan mirasen intikal eden …..köyünde kain 716 parsel sayılı taşınmazı …. Noterliği’nin 06/05/2010 tarihli ve 396 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden davalıya 42.240,00 TL bedelle satıp teslim ettiklerini, taşınmazın tapu kaydını da söz konusu sözleşmeye göre davalıya devretmeyi hazır olduklarını da bildirdiklerini buna rağmen davalının satış bedelini ödemediğini, davalıya … Noterliği’nin 14/07/2010 tarih ve 5119 yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ettiklerini, işbu ihtarnamenin davalıya 19/07/2010 tarihinde tebliğ edildiği halde davalının bugüne kadar satış bedelini ödemediğini ileri sürerek satış bedeli olan 42.240,00 TL’nin 06/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 42.240,00TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı satış bedeli istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile kararlaştırılan 42.240,00TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş ise de, satışa konu taşınmazın halen davacılar adına tescilli olduğu dosyada bulunan tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda taşınmazın bedeline hükmedilebilmesi için davacılar adına tescilli olan taşınmazın tapusunun davalı şirkete devri gerekir. O halde mahkemece davacılar adına kayıtlı olan taşınmazın tapusunun iptali ile davalı şirket adına tesciline de karar verilmesi gerekirken, değinilen bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.