Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/16678 E. 2016/12473 K. 09.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16678
KARAR NO : 2016/12473
KARAR TARİHİ : 09.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-birleşen davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat …. ile davacı vekili avukat …’ün gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 19.08.2013 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalıya kendisine ait taşınmazı sattığını, 150.000,00 TL yi peşin olarak aldığını ancak teminat olarak taşınmaz üzerine davalı lehine ipotek tesis edildiğini, kalan 75.000,00 TL nin ödenmesi içinde sözleşmeye vade tarihi koyduklarını ve ödenmemesi halindede 25.000,00 TL ceza-i şartın davalı tarafından ödeneceği hususunda anlaşmaya vardıklarını, vade tarihi olan 15.10.2013 tarihinde davalının satış bedelinin kalan kısmını ödemediğini ve kendisinin de taşınmazı bir başkasına sattığını, satın alan dava dışı şahsın davalı lehine konulan ipotek bedelini ödediğini bu nedenle öncelikle peşin aldığı 150.000,00 TL den dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, kalan satış bedeli zamanında ödenmediğinden hakettiği 25.000,00 TL ceza-i şartın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş ve birleşen davası ile de satış vaadi sözleşmesi nedeniyle davacıya ödediği 150.000,00 TL nin davacıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile davacının taraflar arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 25.000,00 TL ceza-i şartın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ceza-i şarttan takdiren indirim yapılmasına yer olmadığına, birleşen davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasında imzalanan 19.08.2013 tarihli satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı menfi tespit talebi ile birlikte satış bedelinin bir kısmının vadesinde ödenmemesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan ceza-i şart bedelinin tahsilini istemiştir. Mahkemece, davacının ceza-i şart talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ve takdiri olarak ceza-i şarttan indirim yapılmamıştır. Davalı tacir olmadığından, BK.’nun 161/son maddesi gereğince cezai şartın fahiş olması halinde tenkisi gereklidir. Bu hüküm hakimce resen gözetilmelidir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı tarafların ekonomik durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü olarak alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir. Mahkemece, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde cezai şartın tamamı üzerinden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı(birleşen davacı) nın sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcın istek halinde iadesine, 09/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.