Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2015/6139 E. 2016/2868 K. 18.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6139
KARAR NO : 2016/2868
KARAR TARİHİ : 18.05.2016

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne, icra inkâr tazminatı talebinin reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. 23.08.2010 tarihli sözleşmeyle davacı yüklenici davalı iş sahibine ait taşımazda inşaa edilecek sözleşme eki projedeki çelik konstrüksiyon showroom binası ve betonarme binaya ait çelik üst çatının numune dairenin 2. kullanımı restoran olacak şekilde projelendirilmesini ve firmasının projelerine ve teknik şartnamesine göre, elverişli dış cephe işlerinin, yine firmasının yaptığı uygulama projesinin ara çelik konstrüksiyon ile ilgili gergiler, halatlar ve benzeri detaylar hariç imalâtının yapılmasını üstlenmiştir. Sözleşmenin 21. maddesinde yukarıda söz konusu edilen ve ekli projelerde belirtilen işlerin projelendirilmesi, projesi belli olan imalât ve montaj ile projede belirtilen işlerin ikmâli suretiyle anahtar tesliminin yapılması kararlaştırılmıştır. Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesi ve aşamalardaki savunmalarında davacının sözleşme gereği yapması gerekli inşaatı tam ve mükemmel yapmadığını, teslim edilen projelerin yanlış ve hatalı uygulandığını, bina ile proje arasında 15 cm yükseklik farkı bulunduğunu, binalar arasında seviye farkı oluştuğunu, kusurlu imalât nedeniyle inşaatın bitirilemediğini ve sözlü ayıp ihbarında bulunulduğunu, diğer savunmalar yanında bu nedenle de davacının alacaklı olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Ayıpla ilgili davalı iş sahibince her ne kadar yapıldığına dair ihtarnamenin varlığı ileri sürülüp ibraz edilememiş ve bu konuda tanık dinletilmemiş ise de; sözleşmenin 18. maddesinde geçici kabul tarihinden itibaren davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine 4 yıl süreyle garanti verildiğinden bu süre içerisinde iş sahibine ayrıca ayıp ihbarında
Okundu.

bulunulmasına gerek olmaksızın yükleniciye karşı ayıpla ilgili haklar ileri sürülebilir. Davalı işin ayıplı yapılması sebebiyle davacının bedele hak kazanmadığını savunduğu ve bu tarih itibariyle 4 yıllık garanti süresi dolmadığından işin ayıplı olup olmadığının mahkemece incelenmesi gerekmektedir.
Bu durumda mahkeme sözleşme ve eki projeler ile inşaatın yapılacağı yer belediyesinden imar işlem dosyası da getirtilerek konusunda uzman teknik bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davacı yüklenicinin sözleşme ve eklerine göre edimini ifa edip etmediği davalı iş sahibinin savunmalarında belirttiği ayıpların bulunup bulunmadığı, varsa işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 359 ve 362. maddeleri anlamında gizli ya da açık ayıp olup olmadığı ve varsa aynı Kanun’un 360. maddesi hükmü gereğince kabule icbar edilmeyecek ve eserin reddini gerektirecek nitelikte olup olmadığı bedelde tenzil ya da onarım suretiyle kullanılmasının mümkün olup olmadığı, ile tenzili gerekir bedel ve onarım masrafları konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile davanın kabulü doğru olmamıştır.
Öte yandan davacı, Gebze 1. Noterliği’nden keşide ettiği 23.08.2011 günlü, 20491 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 7 günlük süre vererek alacağının ödenmesini istediği ve bu ihtarname 28.08.2011 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu ve tebliğ tarihine ödeme için tanınan 7 günlük süre eklendiğinde temerrüt 02.09.2011 tarihinde gerçekleştiğinden kabul edilen alacak için bu tarihten icra takip tarihine kadar talep edilen yasal faiz oranı üzerinden işlemiş faiz hesabı denetimine elverişli olarak mahkemece yapılıp ya da bilirkişi raporuyla tespit ettirilip hüküm altına alınması ve ihtarname masraflarının yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken ihtarname masrafı da alacağa dahil edilmek ve denetime elverişli olarak işlemiş faiz hesabı yaptırılmamak suretiyle hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Kararın belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hüküm davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 18.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.