YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5049
KARAR NO : 2016/1260
KARAR TARİHİ : 29.02.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, ilave iş bedeli ve hakedişten kesilen iş bedelinin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı davasında, davalıya ait yerde ilave işler yaptığını ve bunların bedellerinin ödenmediğini, yine gecikme cezası olarak hakedişinden haksız olarak kesinti yapıldığını belirterek ilave iş bedeli olan 30.000,00 TL ile gecikme cezası olarak kesilen 5.310,00 TL olmak üzere toplam 35.310,00 TL’nin alacak yönünden dava tarihinden, ceza kesintisi yönünden hakediş ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece dava kısmen kabul edilmesine rağmen faiz talebi yönünden herhangi bir karar verilmemiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 117. maddesine göre bir alacağa davadan önce faiz uygulanabilmesi için borçlunun alacağın varlığı ve miktarını gösterir ihtarname ile temerrüde düşürülmesi gerekir. Somut olayda; davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir delil sunulmadığından hüküm altına alınan alacağa davadan önceki dönem için faiz istenemez ise de dava tarihinden itibaren işin niteliği itibariyle avans faizi istenmesi mümkündür. Bu nedenle kabul edilen alacak yönünden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine karar verilmelidir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekir ise de bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK 438/VII. maddesi gereği düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca mahkeme kararının 1. bendinde bulunan
“…davanın KABULÜNE” ibaresinden sonra gelmek üzere” kabul edilen alacak yönünden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine, kararın değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince davalıdan harç alınmasına yer olmadığına,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.