YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7307
KARAR NO : 2016/4804
KARAR TARİHİ : 24.05.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- İmzaya yetkili Noter Katibi (Noter Vekili) sanık …’ın, bir çok değerli gayrimenkul davasının ana unsurunu teşkil eden suça konu vekaletname aslını görmediği halde 16 Mart 2009 tarih ve 14702 yevmiye numaralı işlemde vekaletname aslını görmüş gibi tasdik işlemi yaptığı iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın “suça konu vekaletname aslını daha önceden gördüğünü, aslının… Noterliği’ne devredildiğini, ….. Noterliği’nce 27.03.1934 tarihinde 663 yevmiye numarası ile suretinin çıkarıldığını, pek çok hukuk davasına konu olduğunu, eyleminin mevcut bir belgenin fotokopisine aslı gibidir onayı yapmaktan ibaret olduğunu, kesinlikle sahtecilik yapmadığını” savunması, dosyada fotokopisi bulunan gerekçeli karar ve temyiz ilamlarının içeriklerinin söz konusu belgenin varlığına işaret etmesi karşısında, suça konu vekaletname aslının gerçekten var olup olmadığının belirlenmesi bakımından, …. Asliye Beşinci Hukuk Hakimliği’nin 1947/468 E. 1953/673 K., …. Asliye Hukuk Hakimliği’nin (Kadastro Sıfatıyla) 1960/771 E. 1964/658 K., aynı Hakimliğin 1960/763 E. 1964/657 K. ve 1960/770 E. 1964/655 K. sayılı dosyalarından, ….. Noteri …. tarafından 18.06.1962 gün 1962/47 sayı ile ….. Asliye Hukuk Hakimliği’nin 1960/771 esas sayılı dosyasına yazdığı cevabi yazı da dikkate alınarak …. Noterliği’nden ve …. Noterliği’nden vekaletname aslının araştırılması, varlığı halinde getirtilip duruşmada incelendikten sonra; vekaletname aslının bulunması ve içerik itibariyle de aynı olması halinde, belge aslını görmeden onaylama işlemi yapmaktan ibaret sanığın eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu, söz konusu vekaletnamenin aslının olmaması veya içerik olarak suça konu onaylı örneğinden farklı bulunması halinde ise kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme ile ve tek eylem ikiye bölünerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
II- TCK’nun 53/1. maddesinde düzenlenen hak ve yetkilerini kötüye kullandığının kabulü ile hapis cezasına mahkum edilen sanığın, TCK’nun 53/5. maddesi gereğince cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
III- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 24.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.