Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/404 E. 2016/10401 K. 13.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/404
KARAR NO : 2016/10401
KARAR TARİHİ : 13.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, dava konusu 103 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 24.11.2006 tarih ve 73 numaralı yönetim kurulu kararı ile davalı şirkete tahsis edildiğini, anılan taşınmazın daha önce de dava dışı … isimli başka bir şirkete tahsisi yapılıp yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle tahsis işleminin iptal edildiğini, sözü edilen dava dışı şirketin haklarında açtığı dava nedeniyle tahsise konu taşınmaza inşasına başlanılıp temel üstü seviyede kalan yapı için tazminat ödemek zorunda kaldığını, esasında bu bedelin davalı şirket tarafından ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, icra marifetiyle dava dışı şirkete ödediği 48.026 TL’nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 48.026 TL’nin ödeme tarihi olan 09.07.2009’dan itibaren ticari faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile, davalıya tahsis edilen taşınmaza, dava dışı şirket tarafından daha önceki tahsis kararına istinaden inşaa edilen yapı nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 48.026 TL’nin ticari faizi ile tahsilini istemiştir. Mahkemece hükmedilen alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır.6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu değildir. Hal böyle olunca, Mahkemece, hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm başlıklı bölümünün birinci fıkrasında yer alan “…09.07.2009 tarihinden itibaren…” sözünün hükümden çıkartılarak yerine “ … 01.11.2013 tarihinden itibaren … ” sözünün yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 820,20 TL harcın istek halinde iadesine, 13/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.