Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/1213 E. 2016/4784 K. 24.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1213
KARAR NO : 2016/4784
KARAR TARİHİ : 24.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

I- Sanığın şikayetçi adına sahte abonelik sözleşmesi düzenlediğinden bahisle açılan kamu davasında; sanığın kendine ait üç tane işyeri olup bu işyerlerinde çalışan personelleri bulunduğunu, söz konusu sözleşmeyi kendisinin düzenlemediğini ve imzalamadığını iddia etmesi, abonelik sözleşmesindeki yazıların ve müşteki adına atılı imzaların aidiyetine ilişkin sanık yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, suç tarihi itibariyle sanığın ….. isimli işyerinde çalışan personelinin tespiti ile iddianame konusu olaya ilişkin olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri, suça konu hatta ait abonelik sözleşmesindeki yazı ve katılan adına atılan imzaların sanığa ya da söz konusu personele ait olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, suça konu hatta ilişkin HTS raporları getirtilip bu hatla en çok görüşen kişiler dinlenilerek hattı fiilen kullanan kişi/kişilerin tespiti ile hattın ne şekilde alındığının belirlenmesi sonrasında toplanan tüm delillere göre sanığın sahte sözleşmeyi bizzat düzenleyip düzenlemediğinin veya iştiraki bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, suçun sübutu halinde hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
II- Sanığın yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin olumlu kanaat sebebiyle cezasının ertelenmesine karar verilmesine rağmen, olumlu kanaat oluşmadığından bahisle CMK’nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek her iki hükmün gerekçesinde çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 24.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.