YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9906
KARAR NO : 2016/4803
KARAR TARİHİ : 24.05.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıkların sahtecilik suçu hakkında beraat
Sanıkların kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan mahkumiyet
I) Sanıklar hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçu bakımından kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
5237 sayılı sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarına göre tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, 30.06.2004 suç tarihinden zamanaşımını kesici işlem olan 16.10.2012 iddianame tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi yasaya aykırı; katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanıklar hakkında “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçu bakımından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesine gelince;
1) Sanık …’ın emeklilik işlemlerine esas olmak üzere Gerger Mal Müdürlüğünce … Bağ-Kur İl Müdürlüğü’ne hitaben yazılan ve sanık …’a teslim edilen 30/06/2004 tarihli belgede, kardeş olan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde tahrifat yaparak 17.01.1991 olan başlangıç tarihini 17.01.1981 olarak değiştirdikleri, böylece henüz emeklilik şartları oluşmayan sanık …’a 01.08.2005 tarihinde emekli aylığı bağlanmasına ve durumun farkedildiği 26.02.2012 tarihine kadar sanığa ödenmesine sebep oldukları, hileli hareketlerle …’nı zarara uğratarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında; … Bağ-Kur İl Müdürlüğü’nün 17/06/1996 tarihli yazısında sanık …’ın 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi kapsamına girdiği halde tescil yapılmadığından aynı Yasanın 26 maddesi gereğince Bağ-Kur giriş bildirgesinin resen düzenlenerek birikmiş boçlarının tebliğ olunduğu yazıda sigortalılığın 20/04/1982 tarihinde 1. Basamaktan yapıldığının bildirildiği, yine … Bağ-Kur İl Müdürlüğü’nün sanık …’a 07/01/1981’den itibaren vergi mükellefiyet kaydı nedeniyle kuruma giriş bildirgesi verilmesi için yapılan tebligat yazısında ve 25/07/2005 tarihli Bağ-Kur sigortalılık belgesinde işe başlama tarihinin 17/01/1981 olarak yazıldığı, Gerger Mal Müdürlüğü’nce düzenlenmiş 18/07/2005 tarihli Bağ-Kur İl Müdürlüğü’ne hitaben yazılan yazıda başlangıç tarihinin 17/01/1981 olarak gösterildiği gözetilip, sanıkların aşamalardaki savunmalarında gerçekte de 1980 yılından itibaren küçük bir ilçe olan Gerger ilçesinde kasap ve lokantacılık yaptıklarına ilişkin suçu inkar içerikli savunmaları nazara alınarak, suça konu sahtecilik yapıldığı iddia edilen belgeden başka resmi belgelerde de işe giriş tarihinin 17/01/1981 olarak gösterildiği, bu hususta çelişkili resmi belge ve bilgi bulunduğu anlaşılmakla, öncelikle sanık …’ın … Bağ-Kur İl Müdürlüğü’ndeki şahsi dosyası ile Gerger Mal Müdürlüğü’ndeki mükellef dosyasının onaylanmış bir suretinin istenilerek gerektiğinde üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak kayıtlardaki tutarsızlığın nereden kaynaklandığı, bu karışılıklığın gerçekleşmesinde sanıklara atfedilecek bir fiil bulunup bulunmadığının tespit ettirilmesi, sanık … tarafından açılan … İş Mahkemesinin 2012/77 esas sayılı dava dosyasının istenilip incelenerek, bu davanın esasına tesir edecek bilgi, beyan ve belgelerin onaylı bir suretinin dosyaya dahil edilmesi, gerektiğinde ilgili dosyadaki tanıkların yeniden dinlenmesi bundan sonra sanıkların suç kastı bulunup bulunmadığı ve suçun sübutu değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2) Sanıklar hakkında TCK.nun 158/1-e-son maddesi gereğince suçtan elde edilen menfaatin 2 katından az olmamak üzere adli para cezası verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde daha az cezaya hükmedilmesi,
3) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.