YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/45908
KARAR NO : 2016/10392
KARAR TARİHİ : 13.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Antalya 2. Noterliği’nin 05.08.1991 tarihli düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalıların murisinden …. ili … ilçesi … Beldesi hudutları içerisinde bulunan ve tapuda 449 parsel numarası ile kayıtlı taşınmazdaki hisselerini satın aldığını, Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/443 esas, 2011/72 karar sayılı kararı ile davalılar adına olan tapunun iptali ile kendi adına tesciline karar verildiğini, kararın temyizi aşamasında davalıların taşınmazdaki hisselerini üçüncü kişilere devrettiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların taşınmazdaki hisselerinin güncel bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 451.788,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının 05.08.1991 tarihli gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalıların murisinin dava konusu taşınmazdaki hisselerini satın aldığı, bu sözleşmeye dayanarak açtığı tapu iptal tescil davasının lehine sonuçlandığı, bu karar temyiz aşamasındayken davalıların 28.06.2011 tarihinde dava konusu taşınmazdaki hisselerini üçüncü kişilere devrettikleri tüm dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda davacı, akdin ifasının imkansız olduğu yani davalıların hisselerini üçüncü kişilere sattıkları 28.06.2011 tarihi itibariyle davalılara ait hisselerin rayiç bedelini isteyebilir. Hal böyle olunca mahkemece, bu yönde ek rapor yada konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden mahkeme, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor aldırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile dava tarihi itibariyle rayiç değerin davalılardan tahsili yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.4.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.