YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1634
KARAR NO : 2016/4807
KARAR TARİHİ : 25.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik, hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat
Sanık … hakkında mahkumiyet
I – Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 211. maddesinin uygulanabilmesi için, belgede sahtecilik suçunun, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla işlenmesi gerektiğinden, sanığın işyerini katılanla ortak olarak işlettikleri ve bu belgeyi kendisinin vermediğini savunması karşısında katılan adına sahte iş bırakma bildirimi verilmesi olayında, önceden var olan ve gerçek bir durumun söz konusu olmaması nedeniyle TCK’nun 211. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II – Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık müdafiinin, beraat hükmü nedeniyle vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
1136 sayılı Kanun’un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1200 TL. vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III – Sanık … hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığın duruşmada suçlamayı kabul etmeyerek, suça konu işyerini katılan ile ortak olarak işlettiklerini ancak vergi kaydının katılan üzerine olduğunu, işyeri sahibinin avukatının işyerine gelerek geçmişe dönük kira ücretini isteyince katılanın işyerini bırakıp gittiğini savunması, tanık …’nin duruşmada, katılanın abisi olduğunu, suça konu işyerini sanık ile beraber işlettiklerini hatta işyerinin adının baştan beri …. otopark olduğunu, vergi ve kira borçları nedeniyle katılanın işyerinden ayrıldığını beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından; beyanlarda belirtilen tarihteki işyeri sahibi ve avukatının olayla ilgili beyanına başvurulup, suç tarihi ve öncesinde otoparkın fiilen kimler tarafından işletildiği yönünde kolluk araştırmasının yapılması ve hükme esas alınan …. 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/02/2012 gün ve 2010/9 Esas 2012/53 karar sayılı ilamının Yargıtay tarafından bozulduğunun anlaşılması karşısında, bu dosyanın getirtilip sonucunun araştırılmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.