Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2015/4302 E. 2016/6 K. 11.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4302
KARAR NO : 2016/6
KARAR TARİHİ : 11.01.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Beraat

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
…Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2009/18308 sayılı soruşturma kapsamında 23.05.2009 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle katılan …’in 24.05.2009 tarihinde şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınmasının ardından tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildiği, ifade ve sorgu esnasında İstanbul Barosu avukatlarından …’in şüpheli müdafii olarak hazır bulunduğu, soruşturma devam ederken Avukat …’in…’i temsilen dosyaya vekaletname sunarak dosya fotokopisini istediği, soruşturma neticesinde… hakkında 6136 Sayılı Kanuna muhalefet ve kasten yaralama suçlarından dolayı 02.09.2009 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip aynı olaya ilişkin olarak … müşteki gösterilerek, evine rızası hilafına giren sanıklar …, … ve … haklarındaki konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kamu davası açıldığı, 18.03.2010 tarihinde yapılan ilk duruşmaya …’in geldiği, 5271 sayılı CMK’nın 234. maddesindeki haklarının hatırlatıldığı, müştekinin burada avukatı olduğuna dair bir beyanda bulunmayıp şikâyetçi olduğunu belirterek davaya katıldığı, Avukat …’in ise …’in katılan sıfatıyla yer aldığı bu yargılamanın hiçbir aşamasında hazır bulunmadığı, katılan …’in yokluğunda sanıkların atılı suçtan beraatlerine dair verilen gerekçeli kararın katılan … ile soruşturma evresinde dosyaya sunduğu vekaletnameye istinaden Avukat …’e tebliğ edilmesi sonrası adı geçen avukatın 04.04.2013 tarihinde soruşturma evresinde katılanın müdafiliğini yaptığını, kovuşturma evresinde ise katılanın kendisinden herhangi bir talepte bulunmadığını, ancak gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmesi nedeniyle kararı temyiz etmek zorunda kaldığını belirterek hükümleri temyiz ettiği anlaşılmış ise de, katılan …’in kovuşturma evresinde kendisini vekille temsil ettirmemesi nedeniyle temyiz dilekçesi veren vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 11.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.