YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16370
KARAR NO : 2016/12776
KARAR TARİHİ : 10.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların maliki ve hissedarı oldukları taşınmazı 1.025.000,00 TL bedel karşılığında satın almak amacıyla 1.12.2010 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, satış bedelini ödediğini, taşınmazın devir tarihinin 1.1.2012 olarak belirlendiğini, ancak sözleşmeye konu taşınmaza ilişkin olarak sözleşme imzalanmadan önce davalılar tarafından İski aleyhine kamulaştırmasız el atma davası açıldığını, bu davanın davalılar lehine sonuçlandığını ileri sürerek, satış vaadi sözleşmesinin iptaline, satış bedelinin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline ve taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti ile munzam zararın tazminine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında imzalanan 1.12.2010 tarihli gayrimenkül satış vaadi sözleşmesinin iptaline, bu sözleşme nedeniyle davacı tarafından davalılara ödenen 1.025,000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6098 sayılı B.K.’nun 117. maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıları, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde, mahkemece ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilştir. O halde mahkemece, davalıların daha önce temerrüde düşürülmediği dikkate alınarak, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle hükmün üçüncü fıkrasında yer alan “ödeme tarihi olan 01/12/2010 tarihinden” sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine “dava tarihinden” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekilde ONANMASINA, peşin alınan 13.153,52 TL harcın istek halinde davalılara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.