YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5880
KARAR NO : 2016/12904
KARAR TARİHİ : 11.05.2016
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında sözlü muhasebecilik hizmet sözleşmesi bulunduğunu, 01.01.2003 – 27.12.2010 tarihleri arasında davalıya muhasebecilik hizmeti verdiğini, Serbest Muhasebecilik Asgari Ücret Tarifesine göre almayı hak kazandığı 22.800 TL olan ödenmemiş hizmet bedelinin tahsili için başlattığı takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhasebecilik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. Mahkemece, 28.02.2013 tarihli kök bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacı tarafından düzenlenen tüm makbuzların gelir vergisinde kayıtlı olduğu, bunun bedelin tahsil edildiği anlamına geldiği, … bildiriminde bulunulmadığı, davacının alacağının bu nedenle ispata muhtaç kaldığı gerekçesi ve davalı yanca ibraz edilen serbest meslek makbuzları da dikkate alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında yazılı bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı, ancak davalı işveren tarafından keşide edilen 29.12.2010 tarih ve…. yevmiye numaralı … 25.Noterliği’ne ait ihtarnamede “taraflar arasındaki sözlü bir muhasebecilik hizmet sözleşmesinin varlığından bahsedilip, bunun 27.12.2010 tarihi itibariyle tek taraflı feshedildiği” hususu ve yine dosyada mevcut 22.07.2003 tarihli …. yevmiye numaralı … 25.Noterliği’ne ait vekaletname ile davalı tarafından, bir takım muhasebe hizmetlerine ilişkin olarak davacının vekil tayin edildiği hususu dikkate alındığında ve aksi de kanıtlanamadığından artık bu tarihler arasında davalı tarafından muhasebecilik hizmetinin verildiğinin kabulü gerekir. Davalı, taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı olmaması nedeniyle ücrete hak kazanılmadığını beyan etmekle, mahkemece bu husus üzerinde durulmalı, davacının asgari ücret tarifesine göre ücret talebi de dikkate alınarak, 22.07.2003–27.12.2010 tarihleri arası ücret tarifesi uygulanmalı, bulunacak toplam miktardan, davacının kabulünde olan ödemeler ile bunun dışında davalı tarafından ispatlanabilen diğer ödemeler mahsup edilmeli, bakiyesine hükmedilmesi gerekirken, ek raporla çelişkili olan kök rapora itibar edilip, davacının alacağının ispata muhtaç olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Dosya yeniden konusunda uzman bilirkişiye tevdii edilmeli, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, sonucu çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir. Aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.