YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1092
KARAR NO : 2016/4958
KARAR TARİHİ : 30.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi evrakta sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanıklar … ve …’nın yokluklarında 25.05.2010 tarihinde resmi belgede sahtecilik ve sanık … hakkında ayrıca hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanık …’nın ikametinde 22.06.2010 tarihinde eşine tebliğ edilmesine karşın sanığın bu tarihte cezaevinde olması nedeniyle 04.01.2011 tarihli temyiz dilekçesinin öğrenmeyle süresinde olduğu yine sanık …’e ise ..Tipi Kapalı Cezaevine çıkartılan tebligatın 12.07.2010 tarihinde cezaevinde memura yapıldığının tespit edildiği ancak …’ in …. cezaevinde bulunmadığının …. Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 22.12.2014, 21.12.2015 tarihli yazılarından da anlaşıldığı,….Tipi Cezaevinde sanık …’nın daha önce hükümlü olup sorgusunun yapıldığı tarihte bu cezaevinde bulunduğu, gerekçeli karar başlığında hataen …’in adresinin ….. Tipi Kapalı Cezaevi yazılmasıyla birlikte hatalı tebligat işlemine başlandığı dolayısıyla sanığa usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı da anlaşıldığından, sanık … müdafiinin 24.10.2011 tarihli dilekçesinin temyiz niteliğinde olup öğrenmeyle süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan temyiz incelemesinde;
Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekli olup Yargıtay İBK’nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 sayılı kararında da açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde bulunması zorunlu olan keşide yerinin bir duraksamaya meydan vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olması gerekmektedir. Suça konu çekte keşide yerinin bulunmadığı, bu durumda eylemin “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağının kabulüyle yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen ve değişen suç vasfına göre “özel belgede sahtecilik” ve sanık …’e yüklenen “hırsızlık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 05.09.2003 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık … ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 30.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.