Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/8409 E. 2016/13033 K. 12.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8409
KARAR NO : 2016/13033
KARAR TARİHİ : 12.05.2016

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan 28.12.2010 tarihli noter satım sözleşmesi ile 33.500,00 TL ödeyerek otomobil satın aldığını, davalının satımdan evvel otomobilin pert olduğunu söylemediğini, periyodik bakım için servise götürdüğünde aracın pert olduğunun anlaşıldığını, davalıya çektiği ihtarnameden sonuç alamadığını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uğramış olduğu zararlar karşılığı 7.000,00 TL’nin satış sözleşmesi tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 6.000,00 TL’nin 28/12/2010 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmişir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile satın almış olduğu otomobilin ayıplı olması nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemiş, Mahkemece 6.000,00 TL’nin satış tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aynı marka ve model aracın hasarsız olarak 35.000,00 TL, pert olarak 29.000,00 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Dava konusu aracın, 33.500,00 TL bedelle alındığı davacının da kabulündedir. Şu halde; davacının zararı, aracın pert değeri ile davacının fiilen araca ödediği miktar arasındaki fark 4.500,00 TL olup, Mahkemece bu miktar bakımnıdan kabul kararı verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi(eski BK 101/son) uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava veya takip tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacı, her ne kadar dava tarihinden evvel davalıya ihtarda bulunmuş ise de; söz konusu ihtar usulüne uygun olmadığından dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarın varlığından söz edilemez. Hal böyle olunca, mahkemece, hükmedilen alacağa 28.12.2010 tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.