YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4351
KARAR NO : 2016/980
KARAR TARİHİ : 09.02.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı (….için bir kez, .. için iki kez )
HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuk …’in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, suça sürüklenen çocuk …’in zincirleme şekilde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyetlerine
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60, 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren ve kanunların hükümleri faklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uygulamaya göre de;
Suça sürüklenen çocuk … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi gereğince yapılacak 1/2 oranındaki indirim sonucunda bulunan 7 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasının aynı maddenin son cümlesi uyarınca 7 yıla indirilmesi ve takdiri indirimin bu ceza üzerinden yapılması gerekirken, TCK’nın 31/2. maddesinin son cümlesi gözetilmeden hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.