Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/30835 E. 2016/3932 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30835
KARAR NO : 2016/3932
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’in yetkilisi olduğu …… Ve Has. Merkezinde tedavi gören … adlı hastanın 25/11/2008 tarihinde vefat etmesine, yine aynı şekilde …. adlı hastanın ise 18/01/2009 tarihinde vefat etmesine rağmen; vefat ettikten sonraki bir tarih olan 19/01/2009 tarihinde söz konusu hastaların muayene ve tedavi olmadıkları halde, muayene ve tedavi olmuş gibi ücret tahakkuk ettirilmek suretiyle …..dan para tahsil ederek kurum zararına dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; mahkemece değerlendirilen sanık ve tanık beyanları ile dosya kapsamındaki delil ve belgelerden, söz konusu hastaların kaldıkları huzurevinde sanığın yetkilisi olduğu sağlık merkezince muayene ve tedavilerinin yapıldığı ancak bu muayene ve tedavilere ilişkin gerekli kayıt işlemlerinin daha sonradan gerçekleştirildiği, kayıtlarda resmi bir uyarı olmadığı için ölüm tarihlerinden sonra fatura tanzimi şeklinde bu durumun ortaya çıktığı, ayrıca söz konusu kayıt işlemlerinin …. isimli sisteme sağlık merkezinde çalışan başka biri tarafından girildiği, sanık tarafından hastaların daha öncesinde de muayene edildikleri, buna yönelik sanık tarafından ayrıntılı hasta değerlendirme ve takip formları düzenlendiği, bu belgelerin dosya kapsamında bulunduğu ve bu belgelere istinaden katılan kuruma ücret tahakkuk ettirildiği dikkate alındığında, sanığın muayene etmediği hastaları muayene etmiş gibi göstererek katılan kuruma ücret tahakkuk ettirmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeye yönelik kastı olmadığı anlaşılmakla,
Nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç sanığın kastının bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin beraat kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.