YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5970
KARAR NO : 2016/10428
KARAR TARİHİ : 13.04.2016
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 10.01.2012 tarihinde davalı …’den davaya konu aracı hasarsız ve ayıpsız olduğu inancıyla satın aldığını, bakım için aracı 11.06.2013 tarihinde servise götürdüğünü, serviste aracın motorunun komple değiştirildiğini ve 7.211,03 TL ödediğini, araçta imalat hatası olduğunu ileri sürerek, ıslahen 11446,01 TL’nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı … yönünden davanın husumet yokluğundan davanın reddine, davanın … Yapı İnş. Taah. Muh. Müt. GıdaLltd Şti ve … Otomotiv Servis Tic AŞ yönünden kabulü ile, 11.446,31TL nin 5.000,00TL sine dava tarihinden itibaren, 6.446,31TL sine ıslah tarihi olan 25/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar … Yapı İnş. Taah. Muh. Müt. Gıda Ltd. Şti. ve … Otomotiv Servis Tic AŞ tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … Otomotiv Servis Tic. A.Ş’nin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı satın aldığı araçta imalat hatası olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı … Yapı İnş. Taah. Muh. Müt. Gıda Ltd. Şti. ise üretici firma olmadıklarından husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/3 maddesinde “İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına veya 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur.“ şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davaya konu araç, davalı … tarafından davacıya satılmış olup; davalı … Yapı İnş. Taah. Muh. Müt. Gıda Ltd. Şti. İmalatçı-üretici, bayi, acente, ithalatçı firma da değildir. O halde davalı … Yapı İnş. Taah. Muh. Müt. Gıda Ltd. Şti. hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalı … Otomotiv Servis Tic. A.Ş.’nin temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle kararın davalı … Yapı İnş. Taah. Muh. Müt. Gıda Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, peşin alınan 782,00 TL harcın istek halinde davalı … Otomotiv Servis Aş’ye, 195,50 TL harcın davalı … Yapı İnş. Ltd. Şirketi’ne iadesine, 13/04/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
Yerel mahkeme kararı öncelikle görev noktasından bozulmalıdır; dava; davacının davalılardan İsmail’den satın aldığı aracın motorunun komple değiştirilmesi nedeniyle gizli ayıplı olduğu iddiasıyla ithalatçı şirket ile bu aracın ilk maliklerinden olan … Ltd. Şti.’ne karşı tüketici mahkemesinde açılmıştır. İlkin; araç satışının davalı … yönünden 4077 sayılı Kanunun 4/h maddesinde tanımı yapılan bir tüketici işlemi olmadığı çok açıktır. Zira tüketiciden tüketiciye yapılan mal satışı tüketici işlemi olarak kabul edilmez. Bu durumda davalılardan İsmail, Borçlar Kanununda düzenlenen ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince davacıya karşı sorumludur. Hal böyle olunca İsmail yönünden açılan davada görevli mahkeme tüketici mahkemesi olmayıp genel mahkemelerdir. İkinci olarak; davacının … şirketi ile akdi bir ilişkisi bulunmamaktadır. Diğer davalı ithalatçı şirketle birlikte dava açılması durumunda hangi hukuki sebebe göre ve hangi mahkeme karar vermelidir? Dosya içerisinde bulunan belgelere göre; dava konusu aracın ilk maliki olan … Yapı İnş. Taah. Müh. Ltd. Şti. aracı 02.11.2007 tarihinde dava dışı satıcı … motorlu araçlar şirketinden satın aldığı, … şirketi bu aracı bir süre kullandıktan sonra davalı …’e 07.01.2011 tarihinde satıp zilyetliğini teslim etmiş, İsmail ise 9.01.2012 tarihinde davadışı Hüseyin Gökmen’e ondan da davacıya devrinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca aracın ilk malikinin aracı ticari maksat ile kullandığında tereddüt bulunmamaktadır. İlk satın alan şirketin aracı ticari amaçla satın aldığı açık olduğuna göre temlik eden şirketin sahip olmadığı bir hakka temlik alanında sahip olamayacağından, davacının ithalatçı şirket olan …’a karşı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinden yararlanması mümkün değildir. Öyle olunca da davalının dava konusu aracı ticari amaç ile satın alan ilk malikten temlik aldığından onun haklarına halef olarak davanın Tüketici Mahkemesince karara bağlanması olanaklı değildir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 22.10.2012 tarih ve 2012/18205 E. 2012/24115K. sayılı ilam) Dairemizin uygulamasına göre tüketici işlemi olmayan ve gizli ayıplı olarak satın alınan bir mal hakkında kanunda tanınan haklardan bedel iadesi ve bedel tenzili isteği sözleşmenin nisbiliği ilkesine göre her davacı tarafından kendi akidine karşı açılabilir. Bu durumda mahkemece davalı … yönünden açılan davanın tefriki ile genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı biçimde husumetten red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan resen nazara alınır. yerel mahkeme kararının sair yönleri incelenmeksizin bu yönden bozulması gerekirken yazılı gerekçelerle bozulmasına karar veren sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum.