YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3109
KARAR NO : 2016/10263
KARAR TARİHİ : 11.04.2016
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı temkin inşaat.. ltd şirketinden 105.000,00 TL bedelle daire satın aldığını, daire inşaatının diğer davalı müteahhit şirket olan… gayrimenkul… ltd şirketine devredildiğini, bedelin 82.000,00 TL’sini ödediğini, dairenin 30.08.2012 tarihinde teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediğini, eylül 2013 tarihinde ödeme yapmak istediğinde kabul edilmediğini belirterek …. ada … nolu parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edilecek 10. blok, 1 normal kat, 6 nolu dairenin 22.08.2010 tarihli satış sözleşmesi başlıklı belge ve diğer belgeler gereğince davalı yükleniciler tarafından davacıya temlik edildiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HMK 297/C maddesi uyarınca hükmün kapsamında tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin bulunması, sonuç kısmında ise taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, süphe ve tereddüt uyandırmayacak, şekilde gösterilmesi gerekir. Mahkeme gerekçesinde, ” eldeki davada davaya konu dairenin davacıya temlik edildiğinin tespiti istenmektedir. Bu tespit bir sözleşmenin varlığının değil hakkın tespitidir. Davacı ile Temkin İnş. arasında yapılan adi yazılı sözleşme alacağın temliki mahiyetinde olsa da davacının hak kazandığının kabulü için bedelin de tamamen ödenmiş olması gerekmektedir. Dava konusu olayda taşınmaz bedelinin tamamen ödenmediği davacı tarafın da kabulündedir. Asıl önemlisi dava konusu ile ilgili eda davası açmak mümkün bulunduğu halde tespit davası açılmıştır. Böyle bir dava açılmasında hukuki yarar yoktur. Bu nedenle davanın reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilerek gerekçede hem usulden hem esastan değerlendirme yapılarak çelişki yaratılmış, hükmün açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılması gereğine aykırı davranılmıştır. Mahkemece değinilen bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 11/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.