Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/6368 E. 2016/10338 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6368
KARAR NO : 2016/10338
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı,… İli … İlçesi … Köyü, … mevkiinde bulunan …parsel sayılı taşınmazın 91/192 payını, maliki olan davalıdan 18.07.2008 tarihinde satın aldığını, karşılığında emlakçı aracılığıyla 35.000,00 TL ödediğini, akabinde taşınmazın pay sahiplerinden dava dışı … tarafından 16.09.2008 tarihinde kendisi ve diğer pay sahipleri aleyhine şuf’a davası açıldığını, davanın 29.12.2009 tarihinde kabul edildiğini ve adına kayıtlı olan payın tapusunun iptal edilerek, kendisine söz konusu davada depo edilen 6.716,34 TL’nin ödendiğini, bununla birlikte davalının kendisine ödenen 35.000,00 TL’yi iade etmediğini, bahse konu alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı zamanaşımı ve esastan da davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile davalıdan 35.000,00 TL’ye taşınmaz satın aldığını, akabinde taşınmazın pay sahiplerinden olan dava dışı İsmail tarafından aleyhine şuf’a davası açıldığını, dava sonunda adına olan tapu kaydının iptal edilerek, kendisine 6.716,34 TL ödendiğini, bununla birlikte davalı tarafından 35.000,00 TL’nin iade edilmediğini ileri sürerek bahse konu alacağın tahsili amacı ile başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı ile aralarında ödemeye ilişkin bir anlaşma olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş; Mahkemece davacı iddiasına göre ödemenin 18.07.2008 tarihinde olduğu, ödemenin sebepsiz yapıldığı, 25.02.2011 tarihinden dava tarihine kadar sebepsiz zenginleşmede uygulanabilecek iki yıllık sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasındaki uyuşmazlık satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; TBK’nın 146. Maddesinde yer alan; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tâbidir” hükmüne göre somut ihtilafta uygulanması gereken zamanaşımı süresi 10 yıldır. Söz konusu sürenin başlangıcı ise dava dışı pay sahibi İsmail tarafından davacı aleyhine Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/546 Esas sayılı dosyası ile açılan şuf’a davasının kesinleştiği tarih olan 16.03.2010 olup, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı dikkate alınarak işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci bent gereğince hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 572,55 TL harcın davalıdan alınmasına, 12/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.