Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/6393 E. 2016/10339 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6393
KARAR NO : 2016/10339
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 28.06.2011 tarihli “hazır beton yapımı-teslimi” sözleşmesine istinaden davalıya hazır beton sattığını, fatura kesildiğini, ancak davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediğini, bahse konu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ihtilafa bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hükmün taraflarca temyizi üzerine, Dairemizin 14.02.2014 Tarih 2014/4516 Esas 2014/3816 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece; sözleşmenin 28/06/2011 tarihinde yapılmasına göre HMK’nun 17. maddesi kapsamında davacı şirket ile davalı gerçek kişi arasındaki yetki sözleşmesinin geçerli bulunmadığı, HMK’nun 448. maddesine göre kanun hükümlerinin tamamlanmamış işlemleri etkilememek kaydı ile derhal uygulanması gerektiğinden yetki sözleşmesinin geçersiz olduğu, sevk irsaliyelerindeki ve faturalarındaki davacı adresinin de Ankara olmadığından davanın ve takibin davalı ikametinde yapılmasının gerekli olduğu gerekçesi ile geçerli icra takibi bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık yetkili icra dairesinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Somut olayda dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasına ilişkin olduğuna göre TBK.nun 89/1 maddesi gereğince, para borçları götürülecek borç niteliğinde olup alacaklının ikametgahında da dava açılabilir. Davacı, davasını özel veya genel yetkili mahkemelerden herhangi birinde açabilir. Hal böyle olunca alacaklı şirketin ikametgahında başlatılan takip ve devamında açılan itirazın iptali davasının yetkili yargı yerleri önünde ikame edildiği, bu halde işin esasına girilerek neticesine göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.