Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/32663 E. 2016/10320 K. 07.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32663
KARAR NO : 2016/10320
KARAR TARİHİ : 07.04.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu, alacaklı ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-)Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-)HUMK.nun 438. ve İİK’nun 366. madde hükümleri gereğince inceleme konusu işin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılması mümkün olmadığından, borçlunun duruşma talebinin reddine,
3-)Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, sair fesih iddiaları ile beraber, süresinde satış istenmemesi nedeniyle takibin düşmesine rağmen yapılan ihalenin usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini istediği mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İcra emrinin tebliğ tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK’nun 150/e. maddesinde; “Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir.
Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmez ise takip düşer.
78. maddenin ikinci fıkrası hükmü, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipte de kıyasen uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, taşınmaz rehninin satışının, ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren iki sene içinde istenmesi gerekir. Bu sürede satışın istenmemesi ve satış avansının yatırılmaması halinde ise takip düşer. Takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler ise yok hükmünde olacağından bu tarihten sonra yapılan ihalenin de sırf bu nedenle feshi gerekir.
Somut olayda, yerel mahkemenin gerekçeli kararında 2 yıllık sürenin geçip geçmediği yönünde herhangi bir inceleme yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda satış isteme süresinin geçip geçmediği karar mahallinde tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (3) numaralı bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.