YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/431
KARAR NO : 2016/3900
KARAR TARİHİ : 25.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, internet kafede tanıştığı ve öğretmen ataması beklediğini öğrendiği katılana başbakanı tanıdığını, bu işi yaptıracağını, masrafları olacağını, genel merkeze bağış yapacağını söyleyerek, katılandan 150,00 TL yol ile yemek masrafı aldığı, sonraki günlerde ise işe yerleştirme konusunda pazarlık sonucu 10.000,00 ABD dolarında anlaştıkları, paranın yarısını peşin veren katılanı, işe yerleştirmediği gibi parasını da iade etmediği anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, katılanın her halükarda KPSS puanıyla işe girdiği dikkate alınarak katılanı işe yerleştirme imkânının olmadığını bildiği halde hileli hareketlerde bulunup menfaat temin etmesi nedeniyle yapılacak bir incelemenin sonuca etkisinin olmayacağının anlaşılması ile başbakanı tanıdığından dolayı katılanı işe yerleştirebileceğini belirtmiş olması nedeniyle TCK’nın 158/2. maddesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluştuğu; yine hapis ile adli para cezalarının belirlenmesi sırasında gerekçe gösterilerek alt sınırdan uzaklaşılmasına bir isabetsizlik görülmediğinden bu yönlerden bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmiştir. Öte yandan nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken, hapis cezası yönünden TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına rağmen, para cezasında herhangi bir indirimin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı ise de, kazanılmış hak nedeniyle sonuç cezanın 10 ay hapis ve 250 gün karşılığı adli para cezasına dönüştürülmüş olması nedeniyle belirtilen aykırılığın sonuca bir etkisinin görülmediği; yine, sanığın, şikâyetçiden yol ve yemek masrafı adı altında 150,00 TL aldıktan sonra 10.000,00 ABD Doları hususunda anlaşıp, 5.000,00 Doları alması şeklindeki eylemi dolayısıyla TCK’nın 43/1. maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller doğrultusunda karar verildiğine ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.