Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/2049 E. 2016/1242 K. 15.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2049
KARAR NO : 2016/1242
KARAR TARİHİ : 15.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanıklar müdafiin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen ceza miktarları nazara alınıp, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra evrak tetkik edildi.
14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca 3.000 TL’ye (3.000 TL dahil) kadar doğrudan hükmedilen adli para cezaları kesin olup temyizi kâbil olmadığından ve sanıklar haklarında kasten yaralama suçundan doğrudan tayin edilen 1.500’er TL adli para cezalarına ilişkin hükümler miktar itibariyle kesin olduğundan sanıklar müdafiin anılan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların eylemlerinin bütün halinde TCK’nın 109/2. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, kasten yaralamanın bu suçun unsuru olduğu gözetilmeden, sanıklar haklarında ayrıca kasten yaralama suçundan cezaya hükmedilmiş ise de verilen cezaların kesin nitelikte olması nedeniyle esası incelenemediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış ve hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin eleştiriler dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 15.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.