YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8488
KARAR NO : 2016/11989
KARAR TARİHİ : 28.06.2016
Hırsızlık suçundan sanık …’in 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 143. maddeleri gereğince 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına; hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından sanık …’ın 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 143 maddeleri gereğince 2 yıl 8 ay hapis, aynı Kanun’un 116/4 ve 119. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2009 tarih ve 2007/306 esas, 2009/60 karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 25.05.2016 gün ve 94660652-105-09-4253-2016-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.06.2016 gün ve 2016/229690 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
1-19.06.2007 tarihli olay tutanağında, saat 04.50 sıralarında 35 CPV 62 plakalı aracın Yenimahalle 359. sokak üzerinde şüpheli vaziyette bulunduğu ihbarını alan kolluk görevlilerinin, olay yerindeki araç içerisinde … ile mağdur Binnaz Deniz’in evinin bitişiğindeki evin ocak bacasına saklanan …’ı yakaladıklarının belirtilmesi ve olay tarihinde de güneşin 05.42’de doğduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 6/1-e maddesine uygun olarak eylemin geceleyin işlendiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında uygulama yeri bulunmayan anılan Kanun’un 143 ve 116/4. maddelerinin tatbiki ile fazla ceza tayin edilmesinde,
2-Sanık … hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimine ilişkin denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7 maddesi gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan kabulü ile hırsızlık suçundan sanık … ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından sanık … hakkında Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2009 tarih ve 2007/306 esas, 2009/60 karar sayılı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma uygulamaya yönelik olduğundan aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince, sanıklardan … hakkında hırsızlık suçu ile ilgili (1-a) numaralı hüküm fıkrasının ikinci ve … hakkında hırsızlık suçu ile ilgili (3-a) numaralı hüküm fıkrasının ikinci paragraflarında
yer alan 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına, sonuç cezanın sanıklar hakkında 2 yıl hapis olarak belirlenmesine; … hakkındaki (1-a) numaralı hüküm fıkrasının dokuzuncu paragrafında yer alan “3 yıl süre ile” ibaresinin çıkartılmasına; sanık … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçu ile ilgili (3-b) numaralı hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan “116/4” ibaresinin çıkartılarak yerine “116/1”, aynı paragrafta yer alan “1 yıl” ibaresinin çıkartılarak yerine “6 ay” ve ikinci paragrafında yer alan “2 yıl” ibaresinin çıkartılarak yerine “12 ay” ibaresinin eklenmesine, sonuç cezanın sanık hakkında 6 ay hapis olarak belirlenmesine; karardaki DİĞER HUSUSLARIN AYNEN YERİNDE BIRAKILMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 28.06.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.