Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/2997 E. 2016/2207 K. 07.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2997
KARAR NO : 2016/2207
KARAR TARİHİ : 07.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar), kişilerin huzur ve sükununu bozma (sanıklar … ve …)
HÜKÜM : Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine, sanık …’ın kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyeti ile sanık …’ın aynı suçtan beraatine
TEBLİĞNAMEDEKİ
DÜŞÜNCE : Onama, bozma

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçudan verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Oluşa uygun kabule göre; olay günü sanığın katılanlara ait aracın önüne geçip lastiklere taş ve sopayla vurması eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturacağı nazara alınmadan, unsurları itibariyle oluşmayan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yargılama aşamasında tanık dinlenmesi için sekiz adet davetiye çıkartılması nedeniyle bunların bedelinin yargılama giderine dahil edilmesi gerektiği halde bu konuda bir karar verilmemesi,
Uygulamaya göre de;
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü,29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.