YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/494
KARAR NO : 2016/1402
KARAR TARİHİ : 17.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3/B maddesi ile değişik CMUK’nın 305. maddesi ile sonuç olarak hükmedilen 2.000 TL’ye kadar para cezaları kesin nitelikte olup, hakaret suçundan verilen cezanın miktarı itibariyle kesin olması nedeniyle hükmün temyizi mümkün bulunmadığından, sanık müdafiin anılan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme kurumunda herhangi bir süre belirtilmediği halde infazda tereddüte yol açacak şekilde sanık hakkında verilen cezanın 2 yıl süre ile ertelenmesine karar verilmesi,
Sanık hakkında hükmedilen 1 yıl 1 ay 10 gün erteli hapis cezası kısa süreli olmadığı halde sanık hakkında TCK’nın 53.maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmamasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin aynı maddenin 3. fıkrasıda gözetilerek uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi ve yine hüküm fıkrasında ertelemeye ilişkin bölümdeki “sanıkların ayrı ayrı 2 yıl süre ile” ibaresinin karardan çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.