YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/635
KARAR NO : 2016/400
KARAR TARİHİ : 19.01.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelendi.
Mağdure vekilinin sanık hakkındaki şikayetlerinin devam ettiğini ve sanığın cezalandırılmasını talep ettiğini beyan etmesine rağmen 5271 sayılı CMK’nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de; aynı Kanunun 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, mağdure vekilinin mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu ve mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’nın davaya katılmasına, Avukat …’in de katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;Hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Katılanın balkondan atlaması sanığın eyleminin olağan sonucu olmadığı gibi katılanın balkondan atlayacağının sanık tarafından öngörülebileceği yönünde mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.