Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/4851 E. 2016/9695 K. 02.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4851
KARAR NO : 2016/9695
KARAR TARİHİ : 02.06.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Borçlu vekili, icra emrinde fazla istenen faizin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi üzerine, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş; Mahkemece kararın kesin olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine dair ek karar verilmiş; bu karar alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
İcra emrinde kıdem tazminatı için 17.773.04 TL, boşta geçen süre ücretleri için 224,25 TL ve 145,62 TL işlemiş faiz istendiği, şikayet üzerine Mahkemece kıdem tazminatı işlemiş faizinin 10.934, 88 TL, boşta geçen süre ücretlerine ilişkin işlemiş faizin 171.66 TL ve 108,16 TL olduğu belirlediğinden temyiz eden alacaklı yönünden ihtilafın miktar itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında kalmadığının kabulü gerekir.
Bu nedenle, Mahkemece verilen kararın nitelik ve miktar itibariyle kesin olmadığı anlaşıldığından, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin … sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilerek, alacaklı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine geçildi;
HGK’nun 20.09.2006 tarih ve 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere Mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihlerinden itibaren, ayrı ayrı birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihlerinden takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Somut olayda; Mahkemece şikayetçi borçlunun bildirdiği bankalara yazılan müzekkerelerde; “Hakkın doğum tarihleri olan 14.03.2007, 28.03.2013, 10.12.2013 ve 29.01.2015 tarihlerinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankanızca mevduata fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranlarının” bildirilmesi istenmiş; … tarafından 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2014 yıllarına ilişkin faiz oranları bildirilmemiştir. Mahkemece eksiklik tamamlanmadan, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, yetersiz veriye dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir.
./.

Bu halde, Mahkemece, bankalara yeniden müzekkere yazılıp, hakkın doğum tarihlerinden itibaren eksiksiz şekilde faiz oranları getirtilerek, bankaların bildirdikleri faiz oranlarına göre, her bir yıllık devrede, mevduata fiilen uygulanan faiz oranının hangisi en yüksek ise o oran esas alınıp hesaplama yapılması için dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii ile, oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, denetime elverişsiz ve az yukarıda açıklanan ilkelere aykırı bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda’ yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 55,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile artan 26,20 TL’nin temyiz edene iadesine, 02.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.