YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17411
KARAR NO : 2016/9667
KARAR TARİHİ : 02.06.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili; müvekkili şirketin bünyesindeki … Hastanesi işletme ruhsatına haciz konulduğunu, dosyanın borçlusu gibi işlem yapıldığını, ancak ruhsatın üzerinde açık olarak … Hastanesi’nin müvekkili şirkete ait olduğunun belirtildiğini, müvekkili şirketin ayrı bir tüzel kişilik taşımakta olup, kendi aidiyetinde bulunan bir mala haciz konulması için dosyada borçlu durumda olması gerektiğini, açıklayarak haczin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın davacı şirkete ait hastanenin işletme ruhsatına konulan haczin kaldırılmasına ilişkin olduğu, davacının ilk olarak haczin kaldırılması istemi ile … tarihinde İcra Müdürlüğü’ne başvurduğu, bu durumda … tarihi itibari ile davacı şirketin hacizden haberdar olduğu yanlış merciye yapılan itirazın sonuç doğurmayacağı, İcra Mahkemesi’ne … tarihinden itibaren yedi günlük süre içerisinde başvurması gerekirken, bu süre geçtikten sonra ,… tarihinde dava açıldığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 33. maddesi uyarınca Türk hukukunu re’sen uygulamakla yükümlü olan hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir.
Bu ilke ışığında, dava dilekçesi içeriğindeki anlatımına göre, davacı üçüncü kişinin kendisine ait olduğunu iddia ettiği hastane ruhsatı üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep etmesi ayrıca takip dosyasının tarafı olmayan davacının İİK’nun 16.maddesi uyarınca şikayet hakkı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın, 3. kişinin İİK’nun 96. maddesi uyarınca istihkak istemine ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda; Mahkemece yapılacak iş, öncelikle istemin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayanan istihkak davası olarak vasıflandırarak yargılamayı istihkak prosedürüne göre sürdürmek, tarafların delillerini toplayıp, varsa noksan harcı tamamlattırdıktan sonra sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, duruşma yapılmaksızın davanın hukuki nitelendirilmesinde hata yapılarak yukarıda yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
-//-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 02.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.