YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7229
KARAR NO : 2016/12164
KARAR TARİHİ : 03.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile 7.8.2010 tarihli murisleri …’ten kalan yerlerin ifrazı ve satış işlemlerin yapılması karşılığı satış bedelinin %5 komiyon ödenmesi konusunda anlaştıklarını, taşınmazın dava dışı…. adlı şirkete satılarak devrinin gerçekleştiğini, bu işlemlere kendisinin aracılık ettiğini, hatta dava dışı şirket ile davalılar arasında yapılan protokolde imzasının yer aldığını, sözleşmeyle kararlaştırılan tüm edimlerini ifa etmesine rağmen komisyon bedelinin ödenmediğini ileri sürerek gerçek satış bedeli olan 1.980.000,00 TL’nin %5 olan 99.000,00 TL’nin 14/06/2012’den itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, ifraz işlemlerinin kendilerinin yaptıklarını, 7.8.2010 tarihli davacı tarafça tellalık sözleşmesi olarak nitelendirilen sözleşmede yer alan davacının ad soyad ve imzası ile dava dışı şirketle yapmış oldukları protokolde yer alan davacının imzasının sonradan eklendiği, geçersiz olduğunu kaldı ki tanık olarak imzasının bulunmasının aracılık faaliyetinin delili olamayacağını, taşınmazın ise … 2.sulh hukuk mahkemesinin 2010/1606 esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası sonucunda ihale ile satıldığını, davacının bu taşınmazın satılmasına yönelik hiç bir aracılık faaliyeti olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 90.877,00TL ‘nin ihtarname tarihi olan 10/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş,hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Eldeki dava tellalık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Davacının dayandığı ve davalıların taahütlerini içeren 7.8.2010 tarihli belge de ” Bu anlaşma … adına kayıtlı tüm mirasın intikali-13 pafta 389 parsel 2 hektar bin metrekare olan arazinin ifrazı gereği yapılmıştır.Bu işler karşılığı bu parselin satışından sonra %5 iş karşılığı tahakkuk etmiştir.İşi karşılayan masraflarını çeken sonuçlandıran …’dır.” yazılıdır.Tarafların beyanlarından ve dosya kapsamından intikal ve ifraz işlemlerinin davalılarca yapıldığı, dosyaya konu hizmet verildiği iddia olunan taşınmazı ise ihale ile açık artırmadan satıldığı ve böylece davacının davalılara hiç bir hizmet vermediği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 520.( Eski BK.404.) maddesine göre tellalın ücrete hak kazanabilmesi için sözleşmenin kurulmasına aracılık etmesi gerekir.Bu durumda davacı tellalın ücrete hak kazanması mümkün değildir. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalılar yararına (BOZULMASINA) peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 03/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.