Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/742 E. 2016/4421 K. 02.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/742
KARAR NO : 2016/4421
KARAR TARİHİ : 02.05.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (iki kez), beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (iki kez) ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 27.04.2016 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından …hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 11.05.2016 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Sanık hakkında mağdur …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkındaki sonuç cezanın 5237 sayılı TCK’nın 109/2-3f-5,62 maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay yerine 6 yıl 3 ay olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün “D” fıkrasının 5. bendinde yer alan “6 yıl 3 ay” ibaresinin çıkartılarak yerine “5 yıl 15 ay” ibaresinin ve 9. bendinde yer alan TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ilişkin bölümün karardan çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdur …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilerek 5271 sayılı CMK’nın 170/3-h maddesi gereğince uygulanması gereken kanun maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 109/2-3f-5, 35/1-2 maddeleri gösterildiği halde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-b, Anayasa’nın 36 ve 5271 sayılı CMK’nın 226. maddelerine aykırı olacak şekilde sanığa ek savunma hakkı tanınmadan teşebbüs hükümlerinin uygulama dışı bırakılıp eylemin tamamlandığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanık hakkında mağdur …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile sanık müdafiin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suçun sonucu olarak mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair raporun Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan ya da Adli Tıp Kurumu Kanunun 7, 23 ve 31. maddelerine göre Yükseköğretim kurumlarına bağlı hastanelerde usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş bir heyetten alınıp sonucuna göre, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek lehe olan hükmün belirlenmesi gerekirken, sadece psikiyatri uzmanlarınca hazırlanan …Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 02.01.2014 tarihli raporu esas alınarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
02.05.2016 tarihinde verilen işbu karar 11.05.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Veli Kafes hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.