YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16529
KARAR NO : 2016/2904
KARAR TARİHİ : 30.03.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Ek Karar: 20/11/2012
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Sanıklar …, hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet
Sanıklar …, hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan beraat
Adli emanetin 2008/294 sırasında kayıtlı suça konu belge hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I) Sanıklar … nin haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar … ‘nin yokluklarında verilip, 26.12.2012 tarihinde usulüne uygun tebliğ olunan hükmü, yasal süresinden sonra …’nin 03.01.2013, …’nin 04.01.2013 tarihinde temyiz ettikleri anlaşıldığından vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II) Sanıklar … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan haklarında verilen mahkumiyet kararına karşı müdafilerinin, sanıklar …,hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik ise Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar …, hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı, azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar …,yönünden ise elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun gerekçeleri gösterilerek kabul edilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan Cumhuriyet savcısı ile sanıklar … ve … müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
III) Sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
1) Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte birtakım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. TCK’nun 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Soruşturma aşamasında ifadesi alınamadığı için evrakı ayrılan, devamında da vefat ettiği belirtilen … ‘ın, katılana ait Denizli ili Bereketli mahallesinde bulunan 289/6-7-8-9 nolu parsellerin yerini ve ekonomik değerini tespit edip, katılanın kimlik ve adres bilgilerini de ele geçirerek, katılan adına nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus müdürlüğünden kayıp nedeniyle nüfus cüzdanı aldığı, düzenlenen bu sahte kimlikle sanık … adına … Noterliğinden genel vekaletname çıkartıldığı, iyi niyetli 3. şahısları koruyan Türk Medeni Kanunu hükümlerinden yararlanmak amacıyla arsaların, … ‘ın planlaması ve katılımıyla sahte vekaletname ile satıcı rolünü sanık …’in alıcı rolünü de sanık …’nın üstlendiği, tapuda satış işlemi gerçekleşir gerçekleşmez ihbar üzerine emniyet görevlilerinin müdahale ettiği iddia ve kabul edilen olayda; hileli davranışın yöneltildiği kişinin tapu çalışanı, mağdur ve suçtan zarar görenin arsa sahibi katılan olduğu ve bu kabule göre kamu kurumu aracı kılınarak nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunun unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden sanıkların mahkumiyetleri yerine yazılı gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
2) Katılana ait arsaların sahte kimlik kullanılarak satılması olayında, sanık …’ın, aşamalarda istikrarlı olarak birlikte yaşadığı … ve diğer şahıslarla olay günü … ‘ye geldiğini, alım satımdan haberinin olmadığını savunması, 21.01.2008 günlü olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağında sanığın park halindeki araç içerisinde bulunduğu sırada yakalandığının belirtilmesi karşısında, sanığın savunmasının aksine resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, somut her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediği gözetilmeden, beraati yerine yetersiz gerekçelerle mahkumiyetine hükmolunması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.