Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/6520 E. 2016/10458 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6520
KARAR NO : 2016/10458
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, davalı idare ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme süresince 5510 sayılı yasada yapılan değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve müvekkili şirketin istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını, 5510 sayılı yasanın 81 maddesine eklenen bende göre sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacıyla sigorta pirim oranının % 5 lik kısmının hazinece karşılanacağının belirtildiğini, müvekkilinin 5510 sayılı yasanın yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak suretiyle sigorta primlerini tahakkuk ettirdiğini ve ödediğini, ancak davalı idarenin söz konusu pirim indirimlerini hak edişlerinden haksız olarak kestiğini ileri sürerek 26018,14 TL’nin fatura tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm,davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı ile aralarında hizmet alımına ilişkin sözleşme olduğunu, davalının hak edişlerinden kesinti yaptığını belirterek toplam 26018,14 TL.nin faiziyle tahsilini istemiştir. Mahkemece, 26018,14 TL.nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı tacir olup, dava konusu alacak ticari işletmesi ile ilgili olduğundan davacı alacağın avans faizi ile tahsilini isteyebilir. Bu durumda mahkemece hükmedilen alacağa avans faizi yürütülecek şekilde karar verilmesi gerekirken yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Öte yandan davacı eldeki davayı 5.11.2013 tarihinde açmış olmasına rağmen, mahkemenin karar başlığında dava tarihi olarak 27.03.2014 tarihi yazılmış olup, hüküm kısmında faizin başlangıcı dava tarihi olarak gösterilmiş olmakla faiz başlangıcı 27.03.2014 tarihi olarak kabul edilmiş olduğundan bu hususta ayrıca bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “yasal” kelimesinin yerine “avans” kelimesinin yazılmasına karar başlığında yer alan 27.03.2014 tarihininde çıkarılarak yerine 5.11.2013 tarihinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde iadesine, 14/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.