Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/213 E. 2016/3424 K. 07.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/213
KARAR NO : 2016/3424
KARAR TARİHİ : 07.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilip re’sen de temyize tâbi hükmün sanık ile hükümden sonra vekaletname verdiği Av. … tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 30.03.2016 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 13.04.2016 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Bugün dava evrakı inelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Mağdurenin, kollukta 28.04.2015 tarihli sosyal çalışmacı ile vekilin katılımıyla verdiği ifadesinde, sanık olan babasının kendisine basit ve nitelikli cinsel istismarda bulunduğunu beyan etmesine karşılık Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.07.2015 tarihli iddianamede, sanığın sürtünme suretiyle çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nın 103/1-a maddesi kapsamında eylem tarifi yapılarak kamu davası açıldığı ve iddianamede sanığın fiili livata suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği hususunda eylem tarifi yapılmadığı anlaşılmakla, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılması sağlandıktan sonra yargılama yapılıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı olarak iddianamede açıklanmayan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması suretiyle davaya konu edilmeyen bir eylemden yargılama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında süreli hapis cezasını gerektiren suçtan dolayı TCK’nın 61. maddesi hükümlerine göre belirlenen sonuç cezanın, aynı maddenin yedinci fıkrası gereğince 30 yıldan fazla olamayacağının gözetilmemesi,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları ile müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
07.04.2016 tarihinde verilen işbu karar 13.04.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından…hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.