YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/32677
KARAR NO : 2016/11934
KARAR TARİHİ : 02.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Kuzey Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi çerçevesinde davalı … ile imzaladığı sözleşme gereği tapu tahsis belgeli arsa ve tesislerini davalıya devrettiğini, davalının 80 m2 lik daire vermeyi taahhüt ettiğini, edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının taahhüt ettiği konutu vermediğini, dairenin teslimine kadar taahhüt ettiği kira yardımlarını 2011 yılı Haziran ayından sonra ödemediğini, kıymet takdir komisyonunca 3/A sınıfına göre değerlendirme yapılması gerekirken 2/B sınıfına göre değerlendirme yapıldığını ve yapı bedeli yerine enkaz bedeli ödendiğini ileri sürerek, 80 m2 lik dairenin aynen ifası yerine ortalama rayiç bedeli olan 107.187,00 TL müspet zarar karşılığı tazminat ile 3.420,00 TL kira yardımı ve bakiye 16.565,00 TL yapı bedeli olmak üzere 127.172,00 TL nın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının cevap dilekçesinde sözleşmenin geçerli olduğunu bildirmesine karşın, …. Başkanlığının cevabi yazısıyla davalı tarafından sözleşmenin iptal edildiğini belirtmesini müteakip, davacı vekiline fesih kararının yerinde olup olmadığına dayanak teşkil edecek hak sahipliğini gösterir her türlü delilin ibrazı için verilen süreye rağmen davacı vekilinin delil sunmadığı ve fesih kararının davacıya tebliğ edilmemiş olması nedeniyle sözleşmenin geçerli olduğunun kabul edilmesini talep ettiği, davacının fesihten iş bu dava sırasında haberdar olduğu görülmekle fesih kararının yerindeliğinin denetimi amacıyla davacının, hak sahipliği iddiasına ilişkin delillerini ibraz etmemesi nedeni ile fesih kararının geçerli olduğunun kabulü gerektiği, sözleşmenin feshi nedeniyle konut bedeli ve kira yardımı talep edemeyeceği gerekçesi ile yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388/son maddesi(yeni HMK 297) gereğince, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı Kanunun 389. maddesinde de(yeni HMK 297), hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Somut olayda, davacı yapı bedeli yerine enkaz bedeli ödendiğini ileri sürerek, bakiye 16.565,00 TL yapı bedelinin de tahsilini istemiş, ancak mahkemece, sözleşmenin feshi nedeni ile davacının konut bedeli ve kira yardımı talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacının bakiye yapı bedelinin tahsili talebi yönünden hüküm fıkrasında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece verilen karar, HUMK.nun 388.maddesine(yeni HMK 297) uygun değildir. Mahkemece, HUMK.’nun 388. maddesine(yeni HMK 297)uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 02.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.