Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/5722 E. 2016/11177 K. 14.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5722
KARAR NO : 2016/11177
KARAR TARİHİ : 14.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
26.02.2013 tarihli sorgusu sırasında müdafii ile temsil edilmek istemediğini, savunmasını kendisinin yapacağını ifade eden, yargılama sırasında kendisine görevlendirilen müdafiiden haberdar olmadığı anlaşılan sanık …’a yokluğunda verilen 10.07.2013 tarihli gerekçeli kararın tebliği gerekirken, sanığın haberdar olmadığı müdafiine yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukukî sonuçları doğurmayacağından, sanık … Kormaz’ın öğrenme üzerine yaptığı 10.02.2014 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek sanık … Kormaz’ın temyiz isteminin reddine dair 18.02.2014 tarih, 1316-859 sayılı ek kararı kaldırılarak, her iki sanık hakkındaki hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık …’ın kollukta alınan 30.04.2012 tarihli şüpheli ifade tutanağında susma hakkını kullanarak Cumhuriyet savcılığında ifade vermek istediğini, Cumhuriyet savcılığındaki 30.04.2012 tarihli ifade tutanağında, Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesindeki aynı tarihli sorgusunda ve yargılama aşamasındaki 26.02.3013 tarihli savunmalarında yüklenen suçları işlemediğini, soruşturma aşamasında polisten korktuğu için tutanakları
okumadan imzaladığını savunması, sanık …’ın yüklenen suçları işlediğine dair soruşturma aşamasında (müdafii hazır olmadan) kollukça düzenlenen 29.04.2012 tarihli olay tespit yakalama ve üst arama tutanağı ile aynı tarihli olay yeri tespit tutanağı dışında görgüye dayalı ve somut başka bir kanıtında bulunmaması karşısında, kollukça müdafii hazır olmadığı halde alınan ikrar mahiyetindeki ifade ve beyanların 5271 sayılı CMK’nın 213. maddesi uyarınca duruşmada okunamayacağı gibi hükme de esas alınamayacağı gözetilmeden; sanık …’ın atılı suçlardan hükümlülüğüne yeterli, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, somut ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden sanık …’ın beraati yerine, yazılı biçimde karar verilmesi,

2- Sanık …’nın yüklenen suçu kabul etmeyip, atılı suçu işlemediğini, diğer sanık …’ın soruşturma aşamasındaki 29.04.2012 tarihli olay tutanağına konu anlatımlarının doğru olmadığını, sanık …’in karıştığı olaylarda asılsız yere ismini verdiğini savunması karşısında, sanık …’nın yüklenen hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını gerçekleştirdiğine dair diğer sanık …’ın aşamalarda inkar ettiği 29.04.2012 tarihli tutanaktaki soyut anlatımları dışında, sanık … Yardımcı’nın atılı suçlardan hükümlülüğüne yeterli, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, somut ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden sanık …’nın beraati yerine, yazılı biçimde karar verilmesi.
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.