YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3140
KARAR NO : 2016/3565
KARAR TARİHİ : 11.04.2016
Cinsel saldırı suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.06.2015 tarihli ve … soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin … Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.08.2015 tarihli ve … değişik iş sayılı kararının;
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre müştekinin, şüpheli … tarafından elinde kendisine ait cinsel içerikli görüntü, ses kayıtlarının bulunduğu ve bu kayıtları ifşa edeceğinden bahisle şüpheli …’un yanlarında bulunduğu sırada cinsel saldırıda bulunduğunu beyan etmesi üzerine yürütülen soruşturmada, her türlü şüpheden uzak, yeterli ve net delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, müştekinin şüpheli … ile yaptığı telefon görüşmelerine ilişkin kayıtlarda müştekinin cinsel saldırıya maruz kaldığına ilişkin ifadelerin yer aldığı, ayrıca bahse konu kayıtlarda müştekinin cezaevinde bulunduğu anlaşılan … isimli eski eşine cinsel saldırıyı anlattığına dair kayıtların yer aldığı, bu kapsamda, … isimli kişinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek tanık ifadesine başvurulduktan sonra şüpheli … ile müşteki arasında geçen telefon görüşme kayıtlarının bir bütün halinde değerlendirildikten sonra sonuca göre karar verilmesi gerektiği,
2- Müştekinin 13.03.2015 tarihli savcılık ifadesinde, şüphelinin kendisinden 700 Türk lirası para istediğini, kendisine para olmadığını söyleyince başına silah dayayarak belden üst kısımdaki kıyafetlerini çıkarttığını beyan etmiş olması karşısında şüphelinin eyleminin yağma suçu yönünden de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken Cumhuriyet Başsavcılığınca her hangi bir değerlendirme yapılmadığı,
Gözetilerek itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı,şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.12.2015 gün ve …-E. … sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 173/1. maddesindesi uyarınca, suçtan zarar gören kişilerin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz süresinin kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün olması, incelenen dosya içeriğine göre de, … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.06.2015 tarihli ve … soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikayetçiye 30.06.2015 tarihinde tebliğ edilip şikayetçi vekili tarafından da onbeş günlük süre geçtikten sonra 20.08.2015 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın öncelikle süre yönünden reddi yerine işin esasına girilerek reddine karar verilmesi isabetli değil ise de sonucu itibariyle doğru olduğundan kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.