YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/584
KARAR NO : 2016/3607
KARAR TARİHİ : 12.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAMEDEKİ
DÜŞÜNCE : Bozma
İlk derece mahkemesince verilen hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 06.04.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki yetki belgesine dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 20.04.2016 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip, aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında … Numune Hastanesi Sağlık Kurulunca düzenlenen 01.04.2011, 03.02.2011, 28.01.2011, 04.04.2014 ve 09.05.2012 tarihli raporlarda sanığın kronik şizofreni hastası olduğu ve TCK’nın 32/1. maddesi kapsamında kaldığının belirtilmesi, yine sanık hakkında Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 22.07.2015 tarihli raporunda ise 2013 yılında işlediği suça karşı cezai ehliyetinin tam olduğunun açıklanması karşısında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla, Adli Tıp Kurumu Kanununun 15. maddesine göre Adli Tıp Genel Kurulundan sanığın akıl hastası olup olmadığı, işlediği idda edilen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı ve cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alındıktan sonra neticesine göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Uygulamaya göre de;
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12.04.2016 tarihinde verilen işbu karar 20.04.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafii Av. …’ın yüzüne karşı tefhim olundu.