Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/2866 E. 2016/4617 K. 05.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2866
KARAR NO : 2016/4617
KARAR TARİHİ : 05.05.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Kayden 15.04.1991 doğumlu olup suç tarihi olan 22.07.2007 günü on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin aşamalardaki beyanları, katılan …’in anlatımı, savunma, doktor raporları ve tüm dosya içeriğine göre, olay günü …’da bulunan erkek arkadaşının yanına gitmek amacıyla evden kaçan mağdurenin, … otogarından bilet alıp otobüsün kalkış saatini beklerken, polis memuru olan sanığın mağdurenin yanına gelerek, nüfus cüzdanını görmek istediği, nüfus cüzdanının bulunmadığını ve evden kaçtığını öğrenince, otobüs biletini iptal ettirerek parasını mağdureye iade ettiği, sanığın kendi evine gidemeyeceğini, gitmek istediği amcasının evine de tek başına gidemeyeceğini söyleyen mağdurenin amcasını telefonla aramasına rağmen ulaşamadığı, bunun üzerine ailesine veya yetkili makamlara haber vermeksizin birlikte sanığın ikamet ettiği eve gittikleri, geceyi burada geçirdikten sonra ertesi gün birlikte … otogarına gelerek ayrıldıkları şeklinde sübut bulduğu anlaşılan olayda, sanığın hukuka aykırı olarak mağdurenin bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetini kısıtladığına dair yeterli delil bulunmadığı, mevcut haliyle sanığın eyleminin 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kaldığı anlaşılan ve 5237 sayılı TCK’nın 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu gözetilerek uzlaştırma işlemi yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 172/2. maddesine göre kovuşturmaya yer olmadığına karar verildikten sonra yeni bir delil meydana çıkmadıkça aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacağı, aynı Kanunun 173/1. maddesine göre mağdurenin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine itiraz hakkının bulunduğu, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararın tebliğ sonucu itiraz edilmeden kesinleşmesi veya itirazın merciince reddedilmesi halinde, yeni delil elde edilmeden açılan kamu davasının reddine karar verilmesi gerekeceği gibi 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesinin üç, dört ve altıncı fıkraları uyarınca iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanunun 225. maddesine göre de hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.02.2012 gün 4/570-51 sayılı Kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma evresinin sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında yargılamaya konu somut olayda, on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin evden kaçmasının ardından ertesi günü annesi katılan …’in jandarma komutanlığına kayıp müracaatı üzerine başlatılan soruşturma üzerine, … Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2007 günlü iddianamesiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmasına rağmen, mağdurenin oluşunu iddia ettiği cinsel eylemlerle ilgili olarak reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu nitelemesi yapılarak delil yokluğundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davasına bakan … Asliye Ceza Mahkemesince iddianame içeriğinde cinsel istismar suçunun anlatımının bulunduğundan bahisle 17.05.2011 günü beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın gönderildiği mahkemece yargılamaya bu şekilde devam olunarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesi de göz önüne alındığında iddianamenin eyleme ilişkin anlatımında, sanığın mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun maddi fiillerinin açıkça yer, zaman, eylemin şekli gösterilerek açıklandığı, sevk maddelerinin de yine bu suça ilişkin olarak düzenlendiği, mağdurenin iddia ettiği cinsel eylemlerin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu değerlendirilerek ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, iş bu kararın mağdureye veya kanuni temsilcilerine tebliğ edildiğine dair tebligat parçasının da dosya içerisinde bulunmaması nedeniyle kararın kesinleşip kesinleşmediğinin anlaşılamadığı, bu şekilde iddianame kapsamında yer almayan eylemlerden bahsedilerek beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan görevsizlik kararı verilmiş ise de, çocuğun cinsel istismarı ile ilgili fiillerden ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi ve iddianamede açıkça bahsedilmemesi nedeniyle bu suçtan kamu davası açıldığının kabul edilmeyeceği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 90, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanmayı düzenleyen 6. ve 5271 sayılı CMK’nın 225. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.