YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5674
KARAR NO : 2016/11186
KARAR TARİHİ : 20.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arkadaş olduklarını, davalının zor durumda olduğunu söyleyerek kendisinden defalarca borç para aldığını, bu paraları evi satıldığında ödeyeceğini söylediğini, ancak davalı tarafça hiçbir para ödenmediğini, bunun üzerine icra takibi yaptığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, borç olarak gönderilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı yanca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacı tarafından davalı hesabına gönderilen paraların borç gönderildiği iddiasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davacı takibe itirazın iptalini istemiş, davalı borç almadığını savunmuş mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının davasına dayanak yaptığı banka makbuzu, davalı hesabına yapılan havaleyi göstermektedir. Havale üzerinde bu paranın borç olarak verildiğine dair bir bilgi yoktur. Somut olayda davacının dayandığı belge yalnız başına borç verildiğini ispata yeterli değildir. Zira kural olarak havale bir ödeme aracı olup, havale belgesinde paranın borç olarak gönderildiğinin belirtilmesi gereklidir. Aksi halde gönderilen havalenin bir borcun ödenmesi amacıyla gönderildiği karine olarak kabul edilmelidir. Borç ödeme belgesi olan havale nedeni ile alacaklı olduğunu davacı ispat etmelidir. Zira havalenin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi mümkün olmayıp bu uyuşmazlıkta miktar itibari ile tanık dinlenilemez. Öyle ise Davacı davasını kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ispat yükü ters çevrilerek davanın kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 53,00 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, 1,50 TL harcın davacıdan alınmasına, 20/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.