Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/33772 E. 2016/10997 K. 20.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33772
KARAR NO : 2016/10997
KARAR TARİHİ : 20.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile imzaladığı sözleşme ile davalıdan devre mülk satın aldığını, ancak davalının sözleşme koşullarına uymadığını, devre mülkü tamamlamadığı gibi yararlanamadığını, sözleşme uyarınca kararlaştırılan cezai şart alacağı için davalı hakkında başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptali ile icra inkar tazminatı istemiştir.
Davalı, görev ve yetki itirazında bulunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın taşınmazın mülkiyetinin devrine yönelik olduğundan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında olup, taşınmaz satımına ilişkin uyuşmazlıklarda genel mahkemelerin görevli olduğu ve davalı şirketin ikametgahının Ankara olduğu, HMK 6.maddesi uyarınca mahkemenin yetkisizliğine, davaya bakmaya Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda davacı tüketici ile davalı satıcı arasında devre mülk satışına ilişkin sözleşme imzalanmış, davacı, davalının bu sözleşmeye aykırı davrandığı iddiası ile eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece, Tüketici Mahkemesinin görevli olmayıp genel mahkemelerin görevli olduğundan bahisle hem görevsizlik hem de yetkisizlik kararı verilmiştir. Görev ve yetki ihtilafının aynı davada birlikte bulunması halinde önce görev sorunun halledilmesi, yetki sorununun da görevli mahkemede çözülmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, uyuşmazlığın tüketici mahkemesi sıfatı ile görülmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı da verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 20/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.