YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4229
KARAR NO : 2016/4721
KARAR TARİHİ : 09.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelendi.
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanunun 231/12. maddesine göre itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve anılan hükme yönelik temyiz isteminin aynı Kanunun 264/1. maddesine göre itiraz kabul edilip bu hususta mahallinde itiraz merciince karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, incelemenin sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mağdurenin ifadesinde; sanık ile birlikte onun evine gitmelerinin ardından iyi ki benim kardeşimsin diyerek abi gibi yanağından bir kez öptüğünü, kardeş ilişkisi içerisinde bir arkadaşlıklarının olduğunu, kendisine cinsel tacizde bulunmadığını beyan etmesi, sanığın da mağdureyi kardeş gibi öptüğünü ifade etmesi karşısında, sanığın cinsel kastla mağdurenin yanağından öptüğüne dair mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.