Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/1993 E. 2016/3783 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1993
KARAR NO : 2016/3783
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 234/3, 31/3, ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.04.2014 tarihli ve 2013/846 Esas, 2014/339 Karar sayılı ilamının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hakkında verilen hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK’nın 234/3, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli ve 2015/272 Esas, 2015/634 sayılı Kararının;
Dosya kapsamına göre;
1-5237 sayılı TCK’nın “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki 50/3. maddesinin emredici hükmü karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın aynı Kanunun 50/1. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
2-… 4. Asliye Ceza Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulmuş ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19.09.2008 tarihli ve 2008/12198 Esas, 2008/9890 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında; mahkemece duruşma açılmasını müteakip suça sürüklenen çocuğun celp edilmesi varsa diyecekleri sorulup anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suçu sürüklenen çocuğun savunması alınmadan karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 02.12.2015 gün ve 94660652-105-64-11812-2015-E.25159/79323 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediğine dair ihbarda bulunulmasından sonra mahkemece “Duruşma gün ve saatinde duruşma salonunda hazır olmanız veya duruşma gününe kadar yazılı olarak 3 yıllık deneme süresinde işlediğiniz 2. Suç nedeni ile ilgili beyanınızı bildirmeniz, aksi halde yokluğunuzda karar verileceği ihtar olunur.” şerhli davetiyenin suça sürüklenen çocuğa 20.05.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, suça sürüklenen çocuğun buna rağmen duruşmaya gelmediği, ancak açıklanması geri bırakılan hükmün, hazır olan suça sürüklenen çocuk müdafiin huzurunda verildiği, ayrıca 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesinde mahkemeye verilen “…cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki takdir hakkının yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte belirlenen yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde mümkün olduğu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemenin bu şekilde bir takdir hakkının bulunmadığı, bu itibarla somut olayda, denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hüküm açıklandığından suça sürüklenen çocuğun yeniden dinlenmesinde bir zorunluluk bulunmayıp buna göre de suça sürüklenen çocuk hazır edilmeden hükmün açıklanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa ilişkin 2 numaralı kanun yararına bozma istemenin REDDİNE,
Ancak;
Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 1 ay 20 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bu maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, bu itibarla kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu görülmekle, … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2015 gün, 2015/272 Esas ve 2015/634 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.